Duru’nun At Sevgisi – Benal Özçelik
₺125,00Duru hayvanları çok seviyordu. Hafta sonları dedesi ve babaannesi ile mandalina bahçelerine gidiyorlardı. Oradaki bekçi köpeğini sevip gezinen tavuklara yem veriyordu.
130 sonuçtan 65-80 arası gösteriliyorPopülerliğe göre sıralandı

Duru hayvanları çok seviyordu. Hafta sonları dedesi ve babaannesi ile mandalina bahçelerine gidiyorlardı. Oradaki bekçi köpeğini sevip gezinen tavuklara yem veriyordu.

Çocukların yaratıcılıklarını geliştirmesi ve eğlenirken öğrenmesi için tasarlanmış harika bir boyama kitabıdır. Birbirinden sevimli ve eğlenceli çizimler, küçük sanatçıların dünyasını renklendirmesi için onları bekliyor!

Çocukların yaratıcılıklarını geliştirmesi ve eğlenirken öğrenmesi için tasarlanmış harika bir boyama kitabıdır. Birbirinden sevimli ve eğlenceli çizimler, küçük sanatçıların dünyasını renklendirmesi için onları bekliyor!

Çocukların yaratıcılıklarını geliştirmesi ve eğlenirken öğrenmesi için tasarlanmış harika bir boyama kitabıdır. Birbirinden sevimli ve eğlenceli çizimler, küçük sanatçıların dünyasını renklendirmesi için onları bekliyor!

Sen de Carlos’un sırlarını keşfetmeye hazır mısın? Carlos’un maceralarına katıl ve hayal gücünün kapılarını arala!


Taşınmaların yarattığı zorlukları derinlemesine ele alan bir hikâye olarak, Elvin karakterinin içsel yolculuğunu ve değişimini gözler önüne seriyor. Elvin, sürekli değişen şehirler ve ortamlar arasında kaybolmuş gibi hissederken, bir yandan da her taşınmanın hayatına kattığı anlamı keşfetmeye başlıyor. Elvin’in taşınmalar sırasında yaşadığı yalnızlık ve uyum sağlama mücadelesi, aile, arkadaşlıklar ve kişisel gelişim gibi temalar etrafında şekilleniyor.


Çocukluktan yetişkinliğe giden yolda kendi olma, kendini anlama cesareti gösteren tüm gençlere bir övgü niteliğinde… İçsel yolculuğun bitmeyen bir maceraya dönüşmesi ve kendini kabul günümüzde oldukça ihtiyaç duyduğumuz bir şey.


Hiçbir kutsal kitapta ve kutsal metinde yer almamakla birlikte, kaynağı sözlü gelenekten ve sözlü kültürden dahi uzak olan ritüelleri ve bilgileri, hangi akıl ile inancın göbeğine Hak kelamı diye koyuyorsunuz. Kendini alim diye tasvir edenler, sizlere haşa haşa vahiy mi geldi ki, bir senaryo yazıp, istediğinize de başrol verip oynatıyorsunuz?


| 1948 yılında Çanakkale’nin Kepez köyünde doğdu. İlk, orta, lise öğrenimini Çanakkale’de, yüksek tahsilini Ankara’da yaptı. Ankara Üniversitesi Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi “Kimya Mühendisliği” bölümünden mezun oldu. “Kimya Öğretmenliği”, Otomotiv Sanayiinde “Kalite Kontrol Mühendisliği”, Çimento Sanayiinde “Bilirkişilik”, Sağlık Bakanlığı Dr. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezinde “Başkan Yardımcılığı” ve Analitik Toksikoloji Laboratuvarları Sorumluluğu görevlerinde bulundu. |


Bakmayın nerede fırıldak veya gıllıgışlı bir iş varsa halkımızın “Siyaset” dediğine… Siyaset çok ama çok önemli bir iştir… Bir bakalım mı…1948 yılında Çanakkale’nin Kepez köyünde doğdu. İlk, orta, lise öğrenimini Çanakkale’de, yüksek tahsilini Ankara’da yaptı. Ankara Üniversitesi Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi “Kimya Mühendisliği” bölümünden mezun oldu. “Kimya Öğretmenliği”, Otomotiv Sanayiinde “Kalite Kontrol Mühendisliği”, Çimento Sanayiinde “Bilirkişilik”, Sağlık Bakanlığı Dr. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezinde “Başkan Yardımcılığı” ve Analitik Toksikoloji Laboratuvarları Sorumluluğu görevlerinde bulundu.


Bakmayın nerede fırıldak veya gıllıgışlı bir iş varsa halkımızın “Siyaset” dediğine… Siyaset çok ama çok önemli bir iştir… Bir bakalım mı…


Sinirle başını kaldırdı ve üzerime doğru bir adım atarak konuşmaya başladı. “Eğer biraz susarsan neden geldiğimizi söyleyeceğim.”
Ateş, konuşmasının ardından, benden uzaklaşarak doğruldu ve bana dönerek, en sonunda benden ne konuda yardım isteyeceğini anlatmaya başladığında pür dikkat onu dinliyordum.


| Bu duyguyu üzerime kendim mi yapıştırmıştım? Çocukluğumdan kalma yaşanmışlıklar ya da annemin babamın sevgi vermesi algısı ile benim sevgiyi yaşamak anlayışımın farklı olması mı beni bu düşüncelere itiyordu? |


Bu kitap, içinde yer yer kurgular olmasına rağmen genel hatlarıyla Türkiye’nin gençlik, işçi ve köylü hareketleri içinde aktif yer almış 68 kuşağı yöneticilerinden birinin cezaevi sonrası toplumsal yaşam içinde öğretmen, esnaf ve emekli biri olmak yeniden rol alışının çarpıcı bir öyküsüdür.


O küçücük bir kızdı aslında, Bir rüzgâr aklımda şimdi, Deniz kokusu tadında, Büyümezdi, büyüyemezdi, Şiirin son satırında…


Şeffaf iplerinin ucunun nereye bağlandığını gözlemleyemediğim enerjisiyle beni havalara uçuran inişsiz bir salıncak yazmak. Olmayan kanatların tedariki. Çocukluğun öğlen uykusundan feragat edip mutfağa koşmak, elindeki margarinle duvarlara harfe pek de benzeyemeyen şekiller çizmenin anısı. Fazlasıyla kendi başınalık hem fiziksel hem tinsel. Tutkulu, coşkulu bir bağımsızlık hissi, var gibi var olmak zindeliği.